31 Ocak 2012 Salı

Bir bardak tarçınlı orkide...

Havalar malum, İstanbul günlerdir bembeyaz..Geveze Mutfak ekibi İstanbul'un en kar alan bölgelerinde ikamet ettiğinden karlı havalarda daha az biraraya gelebiliyor.Sosyal paylaşım sağolsun,gevezeliğe devam ediyoruz.. Eskiden kar yağdığında hava bir yumuşardı,''lapa lapa'' moduna geçildiğinde dışarı çıkıp kartopu oynardık üşümeden..Bu sefer biraz eve hapsetti, sürekli bir tipi halinde yağıyor..Üşenip de hala toplamadığım yeniyıl ağacım hava kararırken tüm ışıklarıyla harika görünüyor..Biliyorum  yeniyıl ruhu geçeli çok oldu ama bu karlı havaya çok yakışıyor.Evde olunca soğuk günün ardından evde en sevdiğimiz içecek sahlep...Evet sahlep aslında orkide ailesine ait bir yabani çiçek.Toprak altında iki tane yumrusu var.Biri bu senenin gövdesini verirken diğeri gelecek senenin gövdesini saklıyor.Salep bir kaç farklı yumrulu türden elde ediliyor. En çok kireçli topraklarda yetışen bitkinin dağlarda yetişen yabanileri daha makbul.Anadolu'da salep elde edilen türler ise Orchis ve Ophyrus.Dondurmanın da ana maddelerinden olan sahlep yüzyıllardır Türk ve Osmanlı mutfaklarında özellikle bağırsak ve boğaz hastalıklarında şifa amacıyla kullanılıyor.



Sahlep Nasıl Elde Edilir?
Bitki üzerinde çiçekleri var iken yumruları toplanır.Gövdeyi taşıyan ana yumru bırakılarak yan yumru alınır.Yumrular su ile  temizlenip,ipe dizilerek  su veya sütle kaynatılır daha sonra da yine iplerde açık havada kurutulur.Kurutulan yumrular dövülerek veya eski zamanlarda değirmenlerde toz sahlep haline getirilir.1970'lere kadar Anadolu'daki evlerdeki sahlep üretimi bir geçim kaynağı iken  ne yazık ki artık sadece bir kaç evde bu yöntemle elde edilmektedir.
Aktarlarda satılan sahlepler genelde bu haliyle olup kilo fiyatları 250 TL civarıdır.Sıcak süte eklenerek içilebilir.Bu tip saf sahleplerden 1 çay kaşığı ile 1 kg sütü içime hazır hale getirebilirsiniz.Marketlerdeki kutu sahleplerde ise pirinç unu , pudra şekeri veya çeşitli katkılar bulunabilir.



Bu mis kokulu baharatı farklı şekilde değerlendirmek için sahlepli kurabiye tarifi;


Sahlepli Kurabiye


250 gr tereyağ(oda sıcaklığında bekletilmiş)
1,5 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta sarısı
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı sahlep(markette kutuda satılanlardan)
2,5 su bardağı un
1 paket tarçın(bulamak için)


Öncelikle tereyağ ve pudra şekerini bir çatal yardımıyla karıştırın,yumurta sarılarını da ekleyip karıştırmaya devam edin.
Kalan malzemeyi de ekleyip hamuru yoğurun.Cevizden daha küçük parçalar kopartarak avuç içinizde yuvarlayın.Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye kurabiyeleri yerleştirin.Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında yaklaşık 20 dakika (üzeri altın sarısı olana kadar) pişirin.
Fırından çıkar çıkmaz sicak kurabiyeleri tarçında yuvarlayın.


Afiyet olsun...


27 Ocak 2012 Cuma

Geridönüşüme katkıda bulunun..

Bilmiyorum farkında mısınız.. Dünyada geri dönüşüm ile ilgili bir seferberlik durumu hakim.Dönem dönem bazı politikalar gereği oldukça gündem de iken zaman zaman eski önemini yitiriyor.Bu konudaki haberlerin azalması sizi rahatlatmasın..Sanmayın ki suyumuzun tükenmesi durdu,kaynaklarımız tükenmekten vazgeçti.Halbuki geri dönülemez kaynak tüketimi son hızla devam ediyor.Küçük ya da büyük bir çok şirket bu konuda daha çok katkı sağlayabilmek için çalışmalar yapıyor.Geçtiğimiz hafta Coca-Cola'nın ''geridönüşüm'' konusunda attığı bir adımın tanıtımında (Coca-Cola ile 111 Navy Chair) Maja da yer aldı.Bir catering firması olarak seçtiğimiz tüm servis materyallerimiz ''geri dönüştürülebilir''di. http://www.facebook.com/MajaDavet
Herkes elinden gelen küçük çabalarla dünyanın kaynaklarını korumaya çalışsa belki de dünyamızın kaynaklarının ömrünü uzatabiliriz.Sizler için yapabileceklerinizin küçük bir listesi ... Duyarsız kalmamanızı dilerim...

-Öncelikle suyu lütfen daha dikkatli kullanın.Gün geldiğinde dünyada bugün petrol ne değerde ise temiz su aynı değerde olacak.
-Mutfakta bulaşıkları mümkünse makina da yıkayın.Evin diğer alanlarında ise gerçekten ihtiyacınız olmadıği sürece suyu idareli kullanın.
-Naylon ambalajl ürünlerdense kağıt veya karton ambalajlı ürünleri tercih edin.
-Artık bir çok markette kasada bulunan çok kullanımlık çantalardan edinin ya da eski pamuk fileleri de kullanabilirsiniz(sevgili ablamdan gördüğüm harika bir fikir-hem böylece sebze ve meyvelerinizi fileyle balkonda saklayabilirsiniz)

-Atık pillerinizi bunlar için ayrılmış kutulara atın.
-Kızartma için kullandığınız yağları biriktirip belediyenizin yağ toplama merkezlerini arayabilirsiniz.Özellikle biriktirdikten sonra ararsanız araçlar gelip sizden alıyorlar.
-Tarım ilacı kullanılmamış , organik yetişmiş ürünleri tercih edin.

Bu basit maddeleri uyguladığınızda kendinizi de daha iyi hissedeceksiniz.Çünkü ''farkında olmak'' ve ''korumak'' dünyanızın güzelliklerini hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

6 Ocak 2012 Cuma

Prebiyotik Muzlu Kek...

Oldukça yoğun bir mutfak çalışma döneminden sonra ancak bir yazı yazabilecek sakinliğe ulaşıyoruz.Ne mutlu bize ki Maja Davet olarak bir çok kişinin/firmanın yeniyıl kutlamasında ve partisinde  yer aldık.Zaten dönüp baktığınızda bu işin en güzel yanlarından biri bu..Genellikle bir kutlamaya hizmet etmek ve bir şekilde içerisinde yer almak...


Sosyal medya da paylaştığımız herşeye gelen güzel tepkilerin yanı sıra hiç beklemediğım bir tepki de eşimden geldi..Oldukça sıklıkla Maja'da pişirilen farklı lezzetlerden ona götürmediğim için yakınıyordu fakat bu sefer gerçekten alındığını farkettim ve yeniyıl cupcakelerimizden onun için de hazırladık.

Maja Davet Yeni Yıl Cupcakeleri

Fakat tatlı yemeye alışmak öyle bir şey ki..Cupcakeler bitince daha da alıngan ve üzgün hale gelen eşime bir çözüm bulmam gerekti.Evdeki malzemelere göz attıktan sonra az yağlı, az şekerli ve probiyotik (basitçe: sindirimizi kolaylaştıran yararlı bakteriler diyebiliriz, yoğun olarak enginar,kereviz,pırasa,muz gibi lifli besinlerde bulunur.)  olarak zengin  bir kek yapmaya karar verdim.Sizler de evinizde basitçe yapabilirsiniz.Hatta üzerine çikolata rendeleyerek küçük bir kaçamakla daha da lezzetlendirebilirsiniz.(vicdanınız rahat etsin isterseniz blog arkadaşımın çikolatanın tansiyon üzerindeki iyi etkileri ile ilgili yazısına göz atınız=))
http://cupcakesbymaja.blogspot.com/2012/01/cikolata.html


Prebiyotik Kek 


2 yumurta
1 bardak şeker
1/2 bardaktan biraz daha az  sıvıyağ
1/2 bardak  (yağsız) süt
2 olgun muz
1/4 limon suyu 
Vanilya
Kabartma tozu
Tarçın (isteğe bağlı)
2 bardak un ( esmer kek severseniz tam buğday unu ile yapmanızı tavsiye ederim)


Öncelikle bir püf noktası paylaşmak istiyorum.Unutmayın ki kekinizin kabarmasını sağlayan etken oluşturduğunuz karışımın içerisinde yer alan hava kabarcıklarıdır.Keki çırparken oluşturduğunuz kabarcıklar fırında ısı ile genleşir ve kekte boşluklar yaratarak kabarmasını sağlar.Bu yüzden yumurta ve şekeri önceden çırptığınız tarifler her zaman için daha başarılı olacaktır.
Şeker ve yumurtaları iyice kabarıp , rengi açılana kadar çırpınız.Bir yandan muzları üzerine limon suyunu ekleyerek eziniz.Yumurtalı karışıma süt ve sıvıyağı ekleyiniz.Biraz çırptıktan sonra  vanilya,kabartma tozu, tarçın ve muzları daha sonra da unu ekleyip iyice çırpınız.Un kullandığınız markaya veya cinsine göre farklılık gösterebilir,gerekirse biraz daha un ekleyebilirsiniz.
Yağladığınız kalıba karışımı dökünüz. 170 derecede önceden ısıtılmış fırında kekinizi pişiriniz ve 40 dakika sonra kürdan testi ile kontrol ediniz..


Afiyet olsun...


Muzlu Prebiyotik Kek







14 Aralık 2011 Çarşamba

Dedemin İnsanları ve Mübadil Mutfağı

Aslında iki hafta oldu bu harika filmi izleyeli fakat ancak vakit bulabilidim, üzerine farklı gündemlerim de oldu ama bu postu yayınlamayı özellikle çok istedim...Mübadil bir aileden olmak(gerçi biz Selanik Mübadiliyiz) film içinde çok farklı hissetmemi sağladı.Ağlamaktan çok güldük.Bir çok sözcük , günlük hayattaki alışkanlıklarıyla sanki kendi babaannemi, babamı , ailemi izlermiş gibi oldum.O akşam ailece toplandık , babam ilk defa ailesinin mübadele yolculuklarını anlattı, kendisinin de ne kadar oralara gitmek istediğini... Aslında hikaye hep aynı, zor yolculuk, yolda kaybedilen sevdikleri,yerleştirildikleri yerlerde sıfırdan başlama hikayeleri..Çok da uzak değil tarih, ancak bir nesil kaydı gitti..Bizde farkettik ki canlı tutmak lazım onlardan kalanları: alışkanlıkları, sözcükleri ve tabii ki yemekleri....
Filmde de sıklıkla sofra sahneleri yer alıyordu.Zeytinyağlılar göze çarpıyordu..Film sonunda ise Girit'e gidildiğinde karşılaşılan sofrada ise yine tanıdık lezzetler vardı.
Filmden sonra karar verdik ki acilen babamın ''Selanik'e gitme isteğini'' yerine getirmeliyiz.(Bu konuda araştırmalarımı tamamladığımda mübadil aileler için özel turlar düzenleyen vakıf ve tur şirketlerini ayrıca yayınlayacağım)

Tüm mübadil aileler için  Girit ve Selanik Mutfaklarından bir kaç tarif paylaşmak istiyorum...


Kavala Kurabiyesi;

1/2 su bardağı file badem
1 su bardağı un
3 yemek kaşığı tereyağ
1 paket pudra şekeri
1/2 paket vanilya
1 yumurtanın akı
1 çay kaşığı kabatma tozu


Bu kurabiyede en önemli püf noktası badem ve unu kavururken dikkatli olmaktır, badem ve unu tavaya aldiktan sonra sürekli karıştırarak rengi dönene kadar kavurun.Bu karışımı bir kenarda soğumaya bırakın.Soğuyan karışıma pudra şekerinden 4 kaşık ,kabartmatozu,3 kaşık tereyağ,vanilya,yumurta akı eklenir.Tereyağının oda sıcaklığında olması oldukça önemli ki hamur kulak memesi kıvamında olabilsin.Hamur iyice yoğurulmalı, eğer kıvam konusunda probleminiz varsa un ekleyebilirsiniz.Elde edilen hamurdan kalıpla ay şeklinde kurabiyeler kesilir.Kurabiyelerin çok büyük olmaması gerekiyor.Şekil konusunda bir zorunluluğunuz yok fakat Kavala Kurabiyesinin Yunanistan'daki tescillenen şekli ''ay''dır.
Yağlı kağıt üzerinde 160-180 derece fırında  pişiriniz.Geri kalan pudra şekerini bir kaba boşaltın.Kurabiyeler fırından çıktıktan sonra kabın içerisinde pudra şekerine bulayınız.




Kavala Kurabiyesi

Girit Usulü Çullama

(4 kişilik )

1 adet küçük doğranmış tavuk göğsü
3 parça tavuk ciğeri (küp şeklinde doğranmış)
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı tavuk suyu
1 çay baradağı dövülmüş ceviz
Yarım çay kaşığı toz karanfil
Yarım çay kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı muskat
1 çay bardağı kuru üzüm
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet yufka
Tuz (istediğiniz miktarda kullanabilirsiniz)






Çullama





Tencereye yağın yansını koyup kızdırın. Tavuk ciğerlerini rengi dönene kadar soteleyin.
Tavuk etlerini ilave edip kavurmaya devam edin. Yıkayıp süzdüğünüz pirinci katın. Tavuk suyunu ekleyin. Üzerine kuru üzüm ve tuz koyun. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Bir tepsiyi yağlayın. Yufkayı, kenarlan dışarıya taşacak şekilde yayın. Hazırladığınız karışıma ceviz, karabiber, tarçın, karanfil ve muskat ilave edin. Bu karışımı harmandıktan sonra yufkanın üzerine yayın. Kalan yağa 2 çorba kaşığı su koyup karıştırın. Yufkanın dışanda kalan kenarlarını üzerine kapatin. Yağla su karışımını fırça yardımıyla sürün. 200 derece fırında kızarana kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
Not: Arzu ederseniz bu yemeği milföy hamuruyla veya ciğersiz olarak  yapabilirsiniz.

Enginar Dolması

Malzemeler:

4 tan orta boy enginar
1 demet dereotu
3 kahve fincanı pirinç
1 çay bardağı zeytinyağı
3 sap taze soğan
1 tutam tuz
1,5 limonun suyu 



Enginarların dışındaki kart yaprakları atarak dipleri beyaz oluncaya kadar temizleyin. Koyu yeşil olan yerleri kesip içindeki tüycükleri kabak oyucusuyla alın. İçi boşaltılmış domates şekline geldiğinde bol suyla yıkayıp yarım limon sıkılmış suda bekletin. Bu arada saplarını kesip atmayı da unutmayın. Enginarları tencereye düzgünce yerleştirin. Yıkadığınız pirinci, doğranmış dereotu, taze soğan, tuz, bir limon suyu ve zeytinyağıyla karıştırıp enginarların içine kaşıkla paylaştırın. Daha sonra tencereye enginarları yarıya kadar kaplayacak şekilde su ilave edin. Enginarların üzerine düz çelik bir tabak yerleştirip orta hararetli ateşte bozulmadan pişmelerini sağlayın. Pişinceye kadar kaynarken eksilen suya sıcak su ilave ederek orta hararetle en az yarım saat pişirin. Enginarların en dışındaki yaprak tam olarak pişince ocağı söndürün ve yemeğinizi dinlenmeye bırakın. Ilık olarak servis yapın. 




Enginar Dolması

5 Aralık 2011 Pazartesi

Kalabalık Yeni Yıl Sofraları

Pınar'la aynı masada oturup da yeni yıl ruhuna bu kadar uzak kalabilmiş ve hala bu konuda bir post yayınlamamış olmam bir mucize aslında..Sürekli çalan bin bir çeşit ''Jingle Bells'' ile çoktan bilinçaltıma yerleşmiş durumda...
Yeni yıl umutları,neşesi, renkli süsleri,hediyeleri,şarkıları ile aslında inanılmaz bir büyü, 20 Aralık gibi bende artmaya başlayan  heyecan , hediyelerin verilmesine yaklaşıldıkça karnımda kelebekler varmış gibi bir etki yapar..Yoooo.. derdim hediye almaktan çok , herkesin beğenisine göre özenle aldığım hediyeleri vermektir aslında.Kalabalık yılbaşı gecelerine alışığım ben, aile veya arkadaşlarla ama hep kalabalık olduk.Annem günler evelinden başlar hazırlanmaya,hindi ve yanında harika ciğerli, kestaneli iç pilavı,çeşit çeşit salatalar ,yemekler,çerezler ...Babam içeceklerden sorumludur,bir yandan da annem üzerinden harika sofranın iltifatlarını kabul eder.O telaşla resim çekmeden masaya oturulur ve ''ay bu kadar şeyi nasıl yiyeceğiz dediğimiz herşeyi yeriz''. Karınlar doyduktan sonra zihni açılan ilk kişi ''masayı dolu , hindiyi tamken fotoğraf çekmediğimize'' hayıflanmaya başlar.Yenilir,içilir,bolca gülünür,yeni umutlara kadeh kaldırılır ve bütün aile birarada olduğumuzun mutluluğuyla , gözlerinde o keyfi görmeyi çok sevdiğim babam ''en kötü günümüz böyle olsun diyerek''kendince en özet dileğini belirtir.
Zaman geçti, artık annemle babamı evlerimizde bizler ağırlıyoruz.Yine hep beraberiz ve daha da kalabalığız..Sizlerin de harika bir yeni yıl geçirmenizi dileyerek benim gibi kalabalık ev daveti verecek kişilerle bir kaç tavsiye ve eğlenceli fikir paylaşmak istiyorum....



Yemek &Menü;
Kalabalık bir davette açık büfe hem sizin hem misafirlerinizin rahat hissetmesini sağlar.Herkes sevdiğinden dilediği miktarda alabilir.Büfenizi de bir sofra gibi süsleyebilir ve aynı ihtişamı sağlayabilirsiniz.Yükseltiler yapıp(bunlar için üzerlerine büyük bir örtü ile örterek ters çevrilmiş tencere bile kullanabilirsiniz) büfenize daha fazla yiyecek sığdırabilirsiniz.Masada kesik/bütün narlar veya yeniyıl süsleri kullanabilirsiniz.
Herkes toplanana kadar  evdeki çeşitli sehpalara hazırlayacağınız cips , kuruyemiş,peynir ve kuru meyve tabakları misafirlerinizi güzelce oyalayabilir.Büyük bir tekerlek peyniri ortaya koyup misafirlerinizin keserek alması için minik peynir bıçakları yerleştirebilir veya renkli peynir topları hazırlayabilirsiniz..
''Kırmızı renkli  bir hoşgeldin kokteyli oldukça göz doldurabilir'' Şampanya içerisinde bir kaç nar tanesi de çok şık duracaktır.


Nar-Şampanya


Peynir Topları ve Patates Carpaccio


Çerezleri ise yine kaselere yığabileceğiniz gibi üzerlerine sevdiğiniz gibi karışımlar hazırlayıp onları küçük kanepelere çevirebilirsiniz.

Kuru etli ve Sarı Kapya Soslu Mısır Cipsi


Ana yemekte hindi bence vazgeçilmez bir klasik..Hindinin yanına bir kaç çeşit salata, belki sebze sote tavsiye ederim.Gerisi ailenizin ve misafirlerinizin damak tadına göre size kalmış.Zeytinyağlılar ve belki kırmızı etle yapılmış bir yemek (hindi yiyemeyenler için),  bir kiş veya börek olabilir..Fakat şunu unutmayın ki böyle günlerde genelde daha az yenir..O yüzden porsiyonları abartmamanız iyi olacaktır.



                 




 Tatlı için ise ben güzel bir yeniyıl pastasını  hiç bir şeye değişmem..Siradan bir pasta yerine şeker hamurundan yeniyıl için özel tasarım bir pasta hem misafirlerinizi şaşırtacaktır hem de geceye damgasını vuracaktır..


Eğlenceli Fikirler ve Hediyeler;

Ev sahibi olarak gelen misafirlerin iyi vakit geçirmesi de sizin sorumluluğunuzda sayılır, minik sürprizlerle onlara hoş vakit geçirtebilirsiniz.
--Gelen kişiler arasında önceden bir çekiliş organize edebilirsiniz.
--Milli piyango biletlerini ağaca asıp misafirlerinize hediye edebilirsiniz.
--Yine çeşitli hediyeler alıp evde ''Yeniyıl çekilişi düzenleyebilirsiniz''(burada alacağınız hediyeler herkes tarafından kullanılabilecek şeyler olmalı.örneğin;renkli sabunlar,mumlar,düz renk atkılar,minik içkiler,çikolatalar olabilir)
--Büfeye veya ağaca herkese özel notlar asabilirsiniz.Yeni yılda yapmalarını dilediğiniz notlar yazabilirsiniz. ''...... kitabını oku'' , ''bir yemek kursuna git'',''ertelediğin tatile çık'  gibi...Eğer dileklerinize uyarlarsa size yıl içinde fotoğraf çekip göndermelerini şart koşabilirsiniz.

Yeni yıl dilek ağacı

Not; farklı sofra ve süsleme seçenekleri için http://cupcakesbymaja.blogspot.com/ dan Pınar'ın blog'una göz atmalısınız.

Bütün bunlar güzel bir yılbaşı geçirmeniz için küçük tavsiyeler fakat asıl önemli olan tabiiki de tüm aile bir arada mutlu,huzurlu sofralarda buluşabilmektir.Keyifli sofralarınızın olması dileklerimle...

1 Aralık 2011 Perşembe

Kırım Baklavasından Doğumgünü Pastası

Evet evet yanlış anlamadınız... Baklavadan doğumgünü pastası yaptık, daha doğrusu o niyetle sunduk..
Bugün pastacımız, nefes terapistimiz, yaşam koçumuz, temiz enerji deposu arkadaşımız Burcu'nun (ki sizler www.pastaci.net olarak tanıyorsunuz) doğumgünüydü.MajaMutfak olarak kendisine öğle yemeği hazırladık.Eeee pasta olarak ''tereciye tere satmak'' durumu yaşanmasın diye farklı bir tatlı yaparak , pasta yerine mumlarla servis ettik..Doğumgünü yemeğinin tüm yayınlama hakları Burcu'da gizli olup ben sadece Kırım Baklavası'nın tarifini sizlerle paylaşabiliyorum..

Afiyet Olsun..



KIRIM BAKLAVASI

Malzemeler: Hamuru için; 5 su bardağı un, 1 su bardağı ayçiçek yağı, 1,5 bardak su, 1 adet yumurta, 1 çay kaşığı tuz, 1 paket kabartma tozu, bir kase dövülmüş ceviz, nişasta, yarım limonun suyu
Şerbeti için; 1 su bardağı toz şeker, 2 bardak su, limon suyu

Yapılışı: Küçük bir tencerede 1 su bardağı toz şeker, 2 bardak suyla kaynatılarak şerbeti hazırlanır. Şerbetin pişmesine yakın birkaç damla limon suyu ilave edilir. Tatlımız için şerbetin soğuk baklavanın sıcak olması gerekmektedir. Baklavanın hamuru için; derin bir kabın içinde 1 su bardağı ayçiçek yağı, 1,5 bardak su, 1 adet yumurta ve 1 çay kaşığı tuz iyice çırpılır. Sıvı karışımın üzerine 5 su bardağı un ve 1 paket kabartma tozu eklendikten sonra iyice yoğrulur. (Kabartma tozu unutulursa yarım bardak suyla karıştırılarak sonradan da hamura ilave edilebilir.) Baklavamızın hamurunun yumuşak kıvamda olması gerekmektedir. İyice yoğrulan hamur küçük bezelere ayrılır. (Hazırlanan hamurdan yaklaşık 20 tane küçük beze çıkmaktadır. Ancak beze sayısı tepsinin büyüklüğüne göre ayarlanmalıdır.) Hazırlanan bezeler çok az un serpilen tepsiye yerleştirilir, kurumaması için üzeri nemli bir bezle örtülür. (Kıvamı zaten yumuşak olduğundan açmak için beklemeye gerek yoktur.) Her bir bezenin üzerine un ve nişasta karışımı serpilerek önce merdaneyle açılır. Daha sonra oklavayla orta büyüklükte incecik yufka şeklinde açılır. Açılan yufkanın üzerine dövülmüş ceviz serpilir. Tekrar oklavaya sarılır. (İyi pişmesi ve şeklinin bozulmaması için gevşek sarılmalıdır.) Her iki ucundan itilerek kıvrılması sağlanır. Oklava çıkartıldıktan sonra bütün olarak tepsiye yerleştirilir. Tepsinin alacağı kadar diğer baklavalar da aynı şekilde hazırlanır. Pişerken kabaracağı için baklavaları çok sık yerleştirmemek gerekmektedir. Baklavanın üzerine koymak için; 100 gr. tereyağıyla, 1 su bardağı ayçiçek yağı ısıtılır. Hazırlanan yağ her bir baklavanın üzerine kaşıkla dökülür. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Piştikten sonra fırından çıkartılarak 5 dakika kadar bekletilir. Baklava henüz sıcakken üzerine soğuk şerbet dökülür. Şerbeti çekene kadar 
beklenir. Tatlımız servise hazırdır.



Kırım Baklavası

Kırım Baklavası




21 Kasım 2011 Pazartesi

Tam da pırasa zamanı...

Yaz mevsiminin harika zeytinyağlılarından sonra kış gelince kereviz ve pırasa ikilisine kalakalırız.İnce yapısı ve beyaz rengi ile zarif bir kış sebzesi olan pırasanın yemek olarak yendiği sofralar oldukça eski tarihlere dayanıyor.Akdeniz Havzası ve ortadoğunun yerli bitkilerinden olan pırasa, aynı sarımsak ve soğan gibi Zambakgiller ailesindendir.Romalılara göre pırasa sesi açıyor, bu yüzden İmparator Neronun sofrasından eksik etmediği yiyeceklerinden biri..
Günümüzde ise zengin bir C ve B6 vitamini,demir,potasyum,kalsiyum olduğu biliniyor.Bir de yüksek lif içeriyor ki , daha ne beklenir bir sebzecikten...

Bir Selanik Mübadili ailenin üyesi olarak da söyleyebilirim ki,soframızda sıklıkla yer alan pırasa genelde ülkemizde de göçmenlerin hatta Arnavutların sebzesi olarak bilinir...Pırasayı çok seven Rumeli kökenli ailelerde ''more pırasa olsa yemem'' sözü ise çok doyulduğunda sıkça söylenilir, ''artık pırasa bile olsa yiyemeyeceğim'' anlamına gelir.Benim babam ise aslında oldukça iştahlı bir insan olmasına ve pırasayı da onca yemeğin üzerine yiyebilecek kapasitesi bulunmasına  karşın masada her pırasa gördüğünde bu sözü söyleyerek annemin biraz daha yemek ısrarlarından kurtulmayı başarır.



Bu kadar pırasadan bahsetmişken sizlerle pırasa ile ilgili bir kaç tarif paylaşmak istiyorum...

Portakal Suyunda Zeytinyağlı Pırasa

Malzemeler
1 kg pırasa
1 adet küçük soğan
2 orta boy havuç
1 çay bardağı zeytinyağı
1 kahve fincanı pirinç
1 bardak portakal suyu
1/2 bardak ılık su
1 limonun suyu

Portakal suyunun kokusunu kaynayarak kaybetmemesi icin ben bu tarifi düdüklü tencere ile pişirmenizi tavsiye ediyorum.Aynı tarifi normal tencerede de pişirebilirsiniz.

Soğanı küçük doğrayıp zeytinyağında kavurun,pırasaları ve havuçu ekleyip biraz yağda döndürün,üzerine portakal suyu,limon suyu,su , seker,tuz ve pirinci ekleyip düdüklü ile yaklaşık 15 dakika pişirin...


Pırasa Dolması

3 adet kalın pırasa
300 gr dolmalık kıyma
2 su bardağı kırık pirinç
5 adet kuru soğan
1 demet maydanoz
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı yenibahar
1 tatlı kaşığı dolma baharı
1/2 tatlı kaşığı kimyon
1/2 su bardağı zeytinyağı

Pırasalari dört parmak genişliğinde kesin,halkalarını tek kat olacak şekilde ayırın,Tüm malzemeleri dolma içi yapmak için yoğurun.Pırasaları harçla doldurup kare bir fırın kabına açılmayacak şekilde (bir kenarını yatay bir kenarını dikey olarak yerleştirmenizi tavsiye ederim) yerleştiriniz.Üzerine çıkacak şekilde su ile birlikte zeytinyağını da ilave edin.Tepsiyi folyo ile kapatıp 180 derecede 35-40 dakika pişirin.Fırını kapatıp , folyoyu açarak 10 dakika fırında dinlendirin.
Dilerseniz tencerede de pişirebilirsiniz.Tencerede pişirirken üzerine tabak kapatmanızı tavsiye ederim.

Yoğurt ile servisi öneririz.


pırasa dolması