29 Şubat 2012 Çarşamba

Basit Şıktır...

Bu sözü farklı zamanlarda farklı konular için duymuş olabilirsiniz.Bence kesinlikle yemek ve davet konusunda da geçerli.....  Zaman değiştikçe ve insanların herşeye olan doygunlukları arttıkça şaşırtmak oldukça zorlaşıyor.Eskiden eve misafir gelecekken hazırlanan çeşit çeşit yemekler artık pek de rağbet görmüyor.Zaten misafirlerin her biri farklı bir diyette olduğundan yiyeceklerin çoğu da kalıyor..İster özel bir davetiniz olsun ister bir yemek bence özenle seçilmiş iyi kaliteli malzeme ile yapılan şık bir kaç çeşit ikram hem kalabalığı önleyecektir hem de bazı lezzetlerle akılda kalmanızı sağlayacaktır.
Biz Maja Mutfağı olarak bir çok misafirimizle bunu uyguluyoruz.Burada ki püf noktası az çeşit,iyi kalite ve belirli bir konsept...Siz de bunu evlerinizde uygulamaya çalışın..İşte davetleriniz için  bir kaç öneri..

Akşam Yemeği;

Hoş bir çiçekle süslediğiniz masanızda kullandığınız aksesuarlar da göz yormamalı.Mümkünse düz renk bir masaörtüsü belki bir kaç mum olabilir.Yine seçtiğiniz çiçek arajmanları da çok karışık olmamalı.


Gelelim mönüye;
Eğer akşam yemeği ise balık veya et tercih edebilirsiniz.

Balık Mönü;
Çıtır ekmekler üzerinde avakado salatası
Teriyaki sos marineli somon dilim
Wasabili patates püresi
Sebzeli noodle
Yeşil Salata
Dondurmalı Helva


Et Mönü;
Peynir Tabağı
Bonfile (2 cm kalınlığında, ızgara izli tavada mutlaka mühürleyin)
Kapya biberli patates püresi veya baharatlı taze patatesler
Kurutulmuş domatesli ve tulum peynirli roka salata
Sıcak çikolatalı kek

Eğer yemekten sonra gelecek misafirleriniz var ise;
Hafif bir meyve salatasi
Kahvenin yanına küçük bir kurabiye olabilir..

Alkollü bir atıştırmalık mönü isterseniz size bu ay yapılan Marc Jacobs -Louis Vuitton defilesinin menüsünü önereceğim..

Beyaz çikolata ile kaplı vişne
Beyaz Macaron
White Russian (tüm kokteyl tarifleri için www.majadavetkokteyl.blogspot.com/)

28 Şubat 2012 Salı

Maja'da Börek Günü..

Bugün Maja  ekibi ofis işleri ile uğraşırken mutfaktan Makbule Hanım'ın börek kokuları ile öğle yemeği vaktinin geldiğini farkettik.Bu seferlik sebze yemeklerinin yerine hamur işi ile küçük bir kaçamak yaptık..
Sizlerle bu az yağlı harika tarifi paylaşmak istedim...

Malzemeler
8 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
3 yumurta (bir adedi üzerine sürmek için )
1/2 çay kaşığı tuz
10 su bardağı un
1 su bardağı yoğurt
Alabildiği kadar su

İçi için
200 gr beyaz peynir
1/2 demet maydanoz
1 adet kuru soğan(çok küçük doğranmış ve biraz ovulmuş)
Not: dilerseniz patatesli, kıymalı veya ıspanaklı iç de hazırlayabilirsiniz.

Yapılışı;
Unun ortasını açıp,yağ,kabartma tozu,tuzu,yumurta,yoğurtu ekleyip yoğurun.Elde ettiğiniz hamur yumuşak olmalı.Hamuru yumruk büyüklüğünde bezelere ayırınız.


Önce merdane,sonra oklava ile kolayca açabilirsiniz.Açtığınız hamura bir kaç damla sıvıyağ damlattıktan sonra hazırladığınız içi resimdeki gibi bir tarafa daha yakın olacak şekilde şerit halinde yayınız.

 Daha sonra kenardan başlayarak hamuru rulo halinde sarınız.



Hazırladığınız ruloları büyük bir gül böreği yapar gibi birbiri etrafına sarınız.Üzerine bir yumurtanın sarısını fırça ile sürünüz ve 180 derce fırında yaklaşık 25-30 dakika pişiriniz.
Afiet olsun...



15 Şubat 2012 Çarşamba

Alternatif Kahvaltı Sunumları..

Kar kış derken eve tıkılıp kaldık, geçen hafta sonu güneşi gören her İstanbullu gibi biz de Pazar sabahı kahvaltı için dışarı çıktık.. Bence sahil şeridinde her bölgenin kendine göre dolduğu bir saat var. Mesela Bebek 11.00-11.30 gibi hareketlenmeye başlıyorken , Hisar ve Emirgan daha erken saatlerde dolmuş oluyor.Yine mekanların da kendine göre sirkule hızları mevcut..Bu konulardaki istatistikleri değerlendirip genelde Pazar kahvaltısı yapabilecek uygun bir yeri ilk seferde bulabiliyoruz.Fakat bu haftasonu hiç bir öngörü işe yaramadı, kardan bunalan tüm İstanbul aynı anda dışarı çıkınca her yer erkenden dolup taşmıştı.Biz de bu durumda en hızlı olduğuna inandığımız mekanlara yöneldik , bir tanesinde 40 diğerinde 20 dakika bekledikten sonra ben şu malum reklamdaki gibi bir ''assolist''e dönüştüm.Artık sabrım tükenmeye başladı, sağımdan solumdan geçen garsonların tepsilerinden yayılan kokular , karşı masadaki ekmeğini yumurtasının tam ortasına batıran genç bayan derken gözüm döndü ve son beklediğimiz mekandan da ''sanki çok kötü bir haber almış'' gibi bir yüz ifadesiyle ayrıldık.10.30 da başlayan yolculuğumuz saat 13.00 de bir yere baygın şekilde oturmamızla sona erdi.
Veeee...... karar verdim ki yoğunluğu önceden tahmin edilebilen günlerde artık evimde kahvaltımı edeceğim.Pazar günü gözünü açar açmaz kar , kış, hastalık, sağlık dinlemeden hazırlanıp kendini dışarı atan eşimi de ikna edebilmek için farklı sunumlarla göz boyamaya çalışacağım bu Pazar..Harika bir kahvaltı için aslında bir kaç minik dokunuş yeterli olabilir, ekstra malzeme gerekmeden sadece sunumlarla bile farklı bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz...

Sizler için de farklı kahvaltı tarifleri...

YUMURTA
Sahanda yumurtaya diyecek bir sözüm yok, kendisi bir klasik ama alternatif arayanlar için;

Minik ekmeklerin kapağını çıkartıp içlerini oyduktan sonra her çukura bir yumurta kırıp , üzerine taze yeşil baharat (maydanoz,kekik veya nane) ekleyip , isteğe göre 1 kaşık da krema ekleyip 150 derecedeki fırında yumurta isteğiniz kıvama gelinceye kadar tutun.


veya bir dilim tost ekmeğini alın, ortasını evdeki bir kalıpla veya çay bardağının ağzı ile kesip,çıkartın.Tavaya koyduğunuz az yağda ekmeği kızartıp,ortasına yumurtayı kırın.Dilerseniz üzerine peynir, baharat veya suçuk,salam vs, dilimleri ekleyebilirsiniz...


veya tavada pişirdiğiniz yumurtanızı kızarmış bir dilim üzerinde yeşillikler,dana bacon ve pesto sos ile servis edebilirsiniz..

Omletinizi mozarella, ıspanak,mantar gibi malzemelerle yapabileceğiniz gibi sade bir omleti pişirdikten sonra  içerisine labne peynir, minik doğranmış sote sebzeler  ekleyerek rulo halinde sarıp servis edebilirsiniz.

Son olarak ise taze bir ekmeğin yanına tuzlu kahvaltı keki yapabilirsiniz..

Malzemeler;
4 yumurta (bir tanesi üzerine sürmek için)
1 bardak yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 kaşık yumusak margarin
3/4 çay bardağı  ayçiçek yağı
Biraz tuz ve karabiber
250 gr. beyaz peynir (iyice ezilmiş veya rendelenmiş) -(dilerseniz daha fazla da koyabilirsiniz)
Dereotu,maydanoz (doğranmış)
Aldığı kadar un

İsteğe göre;
ayıklanmış zeytin dilimleri
acı pul biber

Un hariç tüm malzemeleri iyice karıştırın. Unu azar azar ekleyin.Kek hamurundan biraz daha yoğun olduğunda hamurunuz hazırdır.Yağlanmış bir teflon kek kalıbına  veya cam kalıba dökünüz.Üzerine 1 yumurtanın sarısını sürünüz. 175 derecede yaklaşık 25-30 dakika pişirin.Kalıptan çıktığında minik kareler halinde keserek servis edebilirsiniz..


Bunlar dışında güzel bir peynir tabağı, zeytinyağında marine zeytinler , minik meyve şişleri de kahvaltı sofranızda harika görünecektir..



31 Ocak 2012 Salı

Bir bardak tarçınlı orkide...

Havalar malum, İstanbul günlerdir bembeyaz..Geveze Mutfak ekibi İstanbul'un en kar alan bölgelerinde ikamet ettiğinden karlı havalarda daha az biraraya gelebiliyor.Sosyal paylaşım sağolsun,gevezeliğe devam ediyoruz.. Eskiden kar yağdığında hava bir yumuşardı,''lapa lapa'' moduna geçildiğinde dışarı çıkıp kartopu oynardık üşümeden..Bu sefer biraz eve hapsetti, sürekli bir tipi halinde yağıyor..Üşenip de hala toplamadığım yeniyıl ağacım hava kararırken tüm ışıklarıyla harika görünüyor..Biliyorum  yeniyıl ruhu geçeli çok oldu ama bu karlı havaya çok yakışıyor.Evde olunca soğuk günün ardından evde en sevdiğimiz içecek sahlep...Evet sahlep aslında orkide ailesine ait bir yabani çiçek.Toprak altında iki tane yumrusu var.Biri bu senenin gövdesini verirken diğeri gelecek senenin gövdesini saklıyor.Salep bir kaç farklı yumrulu türden elde ediliyor. En çok kireçli topraklarda yetışen bitkinin dağlarda yetişen yabanileri daha makbul.Anadolu'da salep elde edilen türler ise Orchis ve Ophyrus.Dondurmanın da ana maddelerinden olan sahlep yüzyıllardır Türk ve Osmanlı mutfaklarında özellikle bağırsak ve boğaz hastalıklarında şifa amacıyla kullanılıyor.



Sahlep Nasıl Elde Edilir?
Bitki üzerinde çiçekleri var iken yumruları toplanır.Gövdeyi taşıyan ana yumru bırakılarak yan yumru alınır.Yumrular su ile  temizlenip,ipe dizilerek  su veya sütle kaynatılır daha sonra da yine iplerde açık havada kurutulur.Kurutulan yumrular dövülerek veya eski zamanlarda değirmenlerde toz sahlep haline getirilir.1970'lere kadar Anadolu'daki evlerdeki sahlep üretimi bir geçim kaynağı iken  ne yazık ki artık sadece bir kaç evde bu yöntemle elde edilmektedir.
Aktarlarda satılan sahlepler genelde bu haliyle olup kilo fiyatları 250 TL civarıdır.Sıcak süte eklenerek içilebilir.Bu tip saf sahleplerden 1 çay kaşığı ile 1 kg sütü içime hazır hale getirebilirsiniz.Marketlerdeki kutu sahleplerde ise pirinç unu , pudra şekeri veya çeşitli katkılar bulunabilir.



Bu mis kokulu baharatı farklı şekilde değerlendirmek için sahlepli kurabiye tarifi;


Sahlepli Kurabiye


250 gr tereyağ(oda sıcaklığında bekletilmiş)
1,5 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta sarısı
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı sahlep(markette kutuda satılanlardan)
2,5 su bardağı un
1 paket tarçın(bulamak için)


Öncelikle tereyağ ve pudra şekerini bir çatal yardımıyla karıştırın,yumurta sarılarını da ekleyip karıştırmaya devam edin.
Kalan malzemeyi de ekleyip hamuru yoğurun.Cevizden daha küçük parçalar kopartarak avuç içinizde yuvarlayın.Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye kurabiyeleri yerleştirin.Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında yaklaşık 20 dakika (üzeri altın sarısı olana kadar) pişirin.
Fırından çıkar çıkmaz sicak kurabiyeleri tarçında yuvarlayın.


Afiyet olsun...


27 Ocak 2012 Cuma

Geridönüşüme katkıda bulunun..

Bilmiyorum farkında mısınız.. Dünyada geri dönüşüm ile ilgili bir seferberlik durumu hakim.Dönem dönem bazı politikalar gereği oldukça gündem de iken zaman zaman eski önemini yitiriyor.Bu konudaki haberlerin azalması sizi rahatlatmasın..Sanmayın ki suyumuzun tükenmesi durdu,kaynaklarımız tükenmekten vazgeçti.Halbuki geri dönülemez kaynak tüketimi son hızla devam ediyor.Küçük ya da büyük bir çok şirket bu konuda daha çok katkı sağlayabilmek için çalışmalar yapıyor.Geçtiğimiz hafta Coca-Cola'nın ''geridönüşüm'' konusunda attığı bir adımın tanıtımında (Coca-Cola ile 111 Navy Chair) Maja da yer aldı.Bir catering firması olarak seçtiğimiz tüm servis materyallerimiz ''geri dönüştürülebilir''di. http://www.facebook.com/MajaDavet
Herkes elinden gelen küçük çabalarla dünyanın kaynaklarını korumaya çalışsa belki de dünyamızın kaynaklarının ömrünü uzatabiliriz.Sizler için yapabileceklerinizin küçük bir listesi ... Duyarsız kalmamanızı dilerim...

-Öncelikle suyu lütfen daha dikkatli kullanın.Gün geldiğinde dünyada bugün petrol ne değerde ise temiz su aynı değerde olacak.
-Mutfakta bulaşıkları mümkünse makina da yıkayın.Evin diğer alanlarında ise gerçekten ihtiyacınız olmadıği sürece suyu idareli kullanın.
-Naylon ambalajl ürünlerdense kağıt veya karton ambalajlı ürünleri tercih edin.
-Artık bir çok markette kasada bulunan çok kullanımlık çantalardan edinin ya da eski pamuk fileleri de kullanabilirsiniz(sevgili ablamdan gördüğüm harika bir fikir-hem böylece sebze ve meyvelerinizi fileyle balkonda saklayabilirsiniz)

-Atık pillerinizi bunlar için ayrılmış kutulara atın.
-Kızartma için kullandığınız yağları biriktirip belediyenizin yağ toplama merkezlerini arayabilirsiniz.Özellikle biriktirdikten sonra ararsanız araçlar gelip sizden alıyorlar.
-Tarım ilacı kullanılmamış , organik yetişmiş ürünleri tercih edin.

Bu basit maddeleri uyguladığınızda kendinizi de daha iyi hissedeceksiniz.Çünkü ''farkında olmak'' ve ''korumak'' dünyanızın güzelliklerini hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

6 Ocak 2012 Cuma

Prebiyotik Muzlu Kek...

Oldukça yoğun bir mutfak çalışma döneminden sonra ancak bir yazı yazabilecek sakinliğe ulaşıyoruz.Ne mutlu bize ki Maja Davet olarak bir çok kişinin/firmanın yeniyıl kutlamasında ve partisinde  yer aldık.Zaten dönüp baktığınızda bu işin en güzel yanlarından biri bu..Genellikle bir kutlamaya hizmet etmek ve bir şekilde içerisinde yer almak...


Sosyal medya da paylaştığımız herşeye gelen güzel tepkilerin yanı sıra hiç beklemediğım bir tepki de eşimden geldi..Oldukça sıklıkla Maja'da pişirilen farklı lezzetlerden ona götürmediğim için yakınıyordu fakat bu sefer gerçekten alındığını farkettim ve yeniyıl cupcakelerimizden onun için de hazırladık.

Maja Davet Yeni Yıl Cupcakeleri

Fakat tatlı yemeye alışmak öyle bir şey ki..Cupcakeler bitince daha da alıngan ve üzgün hale gelen eşime bir çözüm bulmam gerekti.Evdeki malzemelere göz attıktan sonra az yağlı, az şekerli ve probiyotik (basitçe: sindirimizi kolaylaştıran yararlı bakteriler diyebiliriz, yoğun olarak enginar,kereviz,pırasa,muz gibi lifli besinlerde bulunur.)  olarak zengin  bir kek yapmaya karar verdim.Sizler de evinizde basitçe yapabilirsiniz.Hatta üzerine çikolata rendeleyerek küçük bir kaçamakla daha da lezzetlendirebilirsiniz.(vicdanınız rahat etsin isterseniz blog arkadaşımın çikolatanın tansiyon üzerindeki iyi etkileri ile ilgili yazısına göz atınız=))
http://cupcakesbymaja.blogspot.com/2012/01/cikolata.html


Prebiyotik Kek 


2 yumurta
1 bardak şeker
1/2 bardaktan biraz daha az  sıvıyağ
1/2 bardak  (yağsız) süt
2 olgun muz
1/4 limon suyu 
Vanilya
Kabartma tozu
Tarçın (isteğe bağlı)
2 bardak un ( esmer kek severseniz tam buğday unu ile yapmanızı tavsiye ederim)


Öncelikle bir püf noktası paylaşmak istiyorum.Unutmayın ki kekinizin kabarmasını sağlayan etken oluşturduğunuz karışımın içerisinde yer alan hava kabarcıklarıdır.Keki çırparken oluşturduğunuz kabarcıklar fırında ısı ile genleşir ve kekte boşluklar yaratarak kabarmasını sağlar.Bu yüzden yumurta ve şekeri önceden çırptığınız tarifler her zaman için daha başarılı olacaktır.
Şeker ve yumurtaları iyice kabarıp , rengi açılana kadar çırpınız.Bir yandan muzları üzerine limon suyunu ekleyerek eziniz.Yumurtalı karışıma süt ve sıvıyağı ekleyiniz.Biraz çırptıktan sonra  vanilya,kabartma tozu, tarçın ve muzları daha sonra da unu ekleyip iyice çırpınız.Un kullandığınız markaya veya cinsine göre farklılık gösterebilir,gerekirse biraz daha un ekleyebilirsiniz.
Yağladığınız kalıba karışımı dökünüz. 170 derecede önceden ısıtılmış fırında kekinizi pişiriniz ve 40 dakika sonra kürdan testi ile kontrol ediniz..


Afiyet olsun...


Muzlu Prebiyotik Kek







14 Aralık 2011 Çarşamba

Dedemin İnsanları ve Mübadil Mutfağı

Aslında iki hafta oldu bu harika filmi izleyeli fakat ancak vakit bulabilidim, üzerine farklı gündemlerim de oldu ama bu postu yayınlamayı özellikle çok istedim...Mübadil bir aileden olmak(gerçi biz Selanik Mübadiliyiz) film içinde çok farklı hissetmemi sağladı.Ağlamaktan çok güldük.Bir çok sözcük , günlük hayattaki alışkanlıklarıyla sanki kendi babaannemi, babamı , ailemi izlermiş gibi oldum.O akşam ailece toplandık , babam ilk defa ailesinin mübadele yolculuklarını anlattı, kendisinin de ne kadar oralara gitmek istediğini... Aslında hikaye hep aynı, zor yolculuk, yolda kaybedilen sevdikleri,yerleştirildikleri yerlerde sıfırdan başlama hikayeleri..Çok da uzak değil tarih, ancak bir nesil kaydı gitti..Bizde farkettik ki canlı tutmak lazım onlardan kalanları: alışkanlıkları, sözcükleri ve tabii ki yemekleri....
Filmde de sıklıkla sofra sahneleri yer alıyordu.Zeytinyağlılar göze çarpıyordu..Film sonunda ise Girit'e gidildiğinde karşılaşılan sofrada ise yine tanıdık lezzetler vardı.
Filmden sonra karar verdik ki acilen babamın ''Selanik'e gitme isteğini'' yerine getirmeliyiz.(Bu konuda araştırmalarımı tamamladığımda mübadil aileler için özel turlar düzenleyen vakıf ve tur şirketlerini ayrıca yayınlayacağım)

Tüm mübadil aileler için  Girit ve Selanik Mutfaklarından bir kaç tarif paylaşmak istiyorum...


Kavala Kurabiyesi;

1/2 su bardağı file badem
1 su bardağı un
3 yemek kaşığı tereyağ
1 paket pudra şekeri
1/2 paket vanilya
1 yumurtanın akı
1 çay kaşığı kabatma tozu


Bu kurabiyede en önemli püf noktası badem ve unu kavururken dikkatli olmaktır, badem ve unu tavaya aldiktan sonra sürekli karıştırarak rengi dönene kadar kavurun.Bu karışımı bir kenarda soğumaya bırakın.Soğuyan karışıma pudra şekerinden 4 kaşık ,kabartmatozu,3 kaşık tereyağ,vanilya,yumurta akı eklenir.Tereyağının oda sıcaklığında olması oldukça önemli ki hamur kulak memesi kıvamında olabilsin.Hamur iyice yoğurulmalı, eğer kıvam konusunda probleminiz varsa un ekleyebilirsiniz.Elde edilen hamurdan kalıpla ay şeklinde kurabiyeler kesilir.Kurabiyelerin çok büyük olmaması gerekiyor.Şekil konusunda bir zorunluluğunuz yok fakat Kavala Kurabiyesinin Yunanistan'daki tescillenen şekli ''ay''dır.
Yağlı kağıt üzerinde 160-180 derece fırında  pişiriniz.Geri kalan pudra şekerini bir kaba boşaltın.Kurabiyeler fırından çıktıktan sonra kabın içerisinde pudra şekerine bulayınız.




Kavala Kurabiyesi

Girit Usulü Çullama

(4 kişilik )

1 adet küçük doğranmış tavuk göğsü
3 parça tavuk ciğeri (küp şeklinde doğranmış)
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı tavuk suyu
1 çay baradağı dövülmüş ceviz
Yarım çay kaşığı toz karanfil
Yarım çay kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı muskat
1 çay bardağı kuru üzüm
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet yufka
Tuz (istediğiniz miktarda kullanabilirsiniz)






Çullama





Tencereye yağın yansını koyup kızdırın. Tavuk ciğerlerini rengi dönene kadar soteleyin.
Tavuk etlerini ilave edip kavurmaya devam edin. Yıkayıp süzdüğünüz pirinci katın. Tavuk suyunu ekleyin. Üzerine kuru üzüm ve tuz koyun. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Bir tepsiyi yağlayın. Yufkayı, kenarlan dışarıya taşacak şekilde yayın. Hazırladığınız karışıma ceviz, karabiber, tarçın, karanfil ve muskat ilave edin. Bu karışımı harmandıktan sonra yufkanın üzerine yayın. Kalan yağa 2 çorba kaşığı su koyup karıştırın. Yufkanın dışanda kalan kenarlarını üzerine kapatin. Yağla su karışımını fırça yardımıyla sürün. 200 derece fırında kızarana kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
Not: Arzu ederseniz bu yemeği milföy hamuruyla veya ciğersiz olarak  yapabilirsiniz.

Enginar Dolması

Malzemeler:

4 tan orta boy enginar
1 demet dereotu
3 kahve fincanı pirinç
1 çay bardağı zeytinyağı
3 sap taze soğan
1 tutam tuz
1,5 limonun suyu 



Enginarların dışındaki kart yaprakları atarak dipleri beyaz oluncaya kadar temizleyin. Koyu yeşil olan yerleri kesip içindeki tüycükleri kabak oyucusuyla alın. İçi boşaltılmış domates şekline geldiğinde bol suyla yıkayıp yarım limon sıkılmış suda bekletin. Bu arada saplarını kesip atmayı da unutmayın. Enginarları tencereye düzgünce yerleştirin. Yıkadığınız pirinci, doğranmış dereotu, taze soğan, tuz, bir limon suyu ve zeytinyağıyla karıştırıp enginarların içine kaşıkla paylaştırın. Daha sonra tencereye enginarları yarıya kadar kaplayacak şekilde su ilave edin. Enginarların üzerine düz çelik bir tabak yerleştirip orta hararetli ateşte bozulmadan pişmelerini sağlayın. Pişinceye kadar kaynarken eksilen suya sıcak su ilave ederek orta hararetle en az yarım saat pişirin. Enginarların en dışındaki yaprak tam olarak pişince ocağı söndürün ve yemeğinizi dinlenmeye bırakın. Ilık olarak servis yapın. 




Enginar Dolması